Hadise Düm Tek Tek Eurovision

Muzik Haberleri yorum yok »

Günler su gibi akıp geçiyor Ve eurovision için hazırlıklarını hızlandıran hadiseye kıyafet konuusnda olsun sahne show’u konusunda olsun bir çok yerden tiyolarda gelmeye başladı. Hadise kendi yaptıgı açıklamasında Erovizyonda giyecegi kıyafetin çok özlel bir giysi olacagını ve bizi şaşırtacagını bildirdi.

Hadise Düm Tek Tekçalışması için destek olun ama köstek olmayın diyede bir slogan başlattı geçtiğimiz günlerde. Hadisenin söylediği gibi türkiyede birşeyler yapmaya çalışanın önüne engeler çıkarmayı ve eleştirmeyi seven bir ülkede yaşadıgımızı düşünürsen hadise bu sözünde pekde haksız sayılmaz. Gönülden ve bütün ruhumuzla hadiseyi desteliyelim ve Sertap Erener gibi bit mutluluk daha bize yaşatması için dualarımızı hadiseye gönderelim.

Hadise Eurovision Şarkısi Hadise Düm Tek Tek dinlemek isteyenler buraya arkadaşlar Hadise bu seferki şarkı Hadise Düm Tek Tek ismli Şarkısı Hadise nin son yılların en kaliteli eurovizyon şarkılarından birisi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Hadise Düm Tek Tek şarkisi ile kalitesi Güzelliği ve sevecenliğ ile yıllardır türk izleyicisinin begenisini ve hoşgörüsünü kazanmış Almanya kökenli ve türkiyede bütük işler başarmış bir yorumcumuz.

Hadise Düm Tek Tek isimli şarkısı bir çok otoriter tarafındanda çok neşeli keyifli ve dinlenmesine dıyum olmaz bir şarkı olarak degerlendiriliyor. Şarkı Pek yakında Rusyada düzenlenecek olan Hadise Eurovision şarkı yarışmasında Türkiyeyi temsil edecek. Bizler çok heyecanlıyız Ve Hadiseye gönülden destek veriyoruz. Hadise son yıllarda zaten çok iyi bir çıkış performansı sergilemişti yani trt hiçte yanlış bir yorumcu seçmedi..

ALEXTRONİKA Depresif Pollyanna

Muzik Haberleri 1 yorum »

çinde slow şarkı bulunmayan temposu yüksek dünyadaki çağdaş dans müziği soundlarının yer aldığı gerçek bir dans albümü.Müzik dünyasının hem sahne hem de vokal performansı açısından en başarılı erkek sanatçılarından ALEX’in, Alextronika projesinin devamı olan ALEXTRONİKA – DEPRESİF POLLYANNA Seyhan Müzik etiketiyle Kasım ayında müzik marketlerde yerini alıyor…

7 ay süren yoğun ve titiz bir çalışmanın sonucunda hazırlanan albümde söz ve müziği Alex’e ait 2 yeni şarkı “Depresif Pollyanna” ve “Aşk Tazesi” bulunurken; Depresif Pollyanna şarkısının remix versiyonunda One More Changes’in Will I Am şarkısı kullanıldı.

2005 yılında yayınladığı ilk albümü “Çok Zor”un hayranları tarafından en sevilen 5 şarkısını Kıvanch K.’nın prodüktörlüğünde ALEXTRONİKA albümünde biraraya getiren ALEX, bu projenin devamı olan albümünde gene aynı ekiple çalıştı.

Elektronik soundların kullanıldığı albümde dünyadaki popüler dans müziğini icra eden çağdaşları ile aynı tınları yakalayan ALEX temposu hiç düşmeyen bir dans albümüne imza attı.

Depresif Pollyanna’nın sözlerinde insanın içinde yer alan karamsarlığı, öfkeyi yenmek için oynadığı mutluluk oynunu anlatan Alex, iyi ile kötünün amansız mücadelesini notalar ile buluşturdu.

Alextronika albümünün ilk video klibi “DEPRESİF POLLYANNA” adlı şarkıya 16 mm formatında Boğaçhan Dündar ve Müge Manuş yönetmenliğinde 2 gün süren bir çalışma sonucunda çekildi. Tuz gölünde çekilen klibin performans bölümünde Kıvanç K. eşlik ederken, 4 yabancı mankende rol aldı.

Müzikte 9 yıl öncesine gitmemi bekliyorlar

Muzik Haberleri yorum yok »

Kendi tarzını yaratan ve “Hipnoz” isimli son albümüyle sevenlerinden olumlu eleştiriler alan Hande Yener, yazarımız Mine Ayman’ın sorularını yanıtladı. İşte keyifle okuyacağınız, Hande Yener röportajı…

“Hipnoz” adlı şarkınıza dinleyicilerinizden gelen tepkiler nasıl? Kibir ve Romeo’dan sonra bu şarkı sizce nasıl bulundu? “Hipnoz” çok beğenildi. Tarzıma alışıldığını düşünüyorum. Tabi ki bu ibre hep değişecek, çünkü arayışlarım hep sürecek ve merak edilen, müzikalitesi yüksek işler yapmaya devam edeceğim.

“Hipnoz” adlı şarkınızın klibine gelen tepkileri siz nasıl yorumluyorsunuz? Ben sadece sanatımı yapıyorum ve özgür olduğumu düşünüyorum, her şeye rağmen.

“Hipnoz” psikolojik bir kelime, bu şarkı nasıl ortaya çıktı? Hipnoza gerçek hayatta hiç girdiniz mi? Sanırım işime olan aşkım beni hipnoz ediyor ve dünyadaki tüm olumsuzlukları bu şekilde yenebiliyorum, yoksa olan bitene dayanmak zor.

Çıkış şarkınız dışında albümde hangi şarkılar ilgi çekiyor? İkinci klip hangi şarkıya gelecek? “Pinokyo”, “Yarasa” ve “İyi Günler” şu anda ön planda. İkinci klip, “Pinokyo” adlı şarkıma gelecek, yönetmen Kemal Doğulu olacak.

İkinci klibinizi çekerken, yine eleştirilmesin ya da yasaklanmasın diye çekeceğiniz görüntülere dikkat edecek misiniz, yoksa yasaklar daha da mı çok sizi kışkırtacak? Biz özel bir çaba sarf etmiyoruz içimizden geleni yaparken. Bazı değerler bizim için de var, ama herkesin bakış açısı farklı tabi ki. Objektif olabilen insanlar daha net anlayabilirler hayal gücümüzü. Başka bir amacımız yok.

“Romeo” ile elde ettiğiniz başarıyla yeni tarzınızı kabul ettirdiniz, ilk başta bu tarzın Türkiye’de tutmamasından hiç çekinmediniz mi? Asla, çünkü zaten bana o özgüveni veren müziktir. Ben boş şeylere inanacak ve inandıracak birisi değilim. Yaptığım müzik yıllar sonra da dinlenebilmeli, şu anda da etkili olmalı. Türkiye de bence büyük bir değişimde, kırılmalar yaşanıyor, algılar daha hassas. Yenilikler daha cazip geliyor, bana olduğu gibi herkese iyi geliyor.

Elektronik müziğe yönelmenizde sizi etkileyen ya da örnek aldığınız birileri oldu mu? Ben sırf alt yapı değil beste line’nımı da değiştirdim. Nağmeli ya da yanık vokal teknikleri dünyanın hiçbir yerinde yok, Orta Asya dışında. O nedenle dünyaya yüzümü döndüm ve oradan besleniyorum. Ama kendi projemizi yaparken tamamen hayalimizi yaratmaya çalışıyoruz. Birileri bizi o anda ilgilendirmiyor.

Eski Hande Yener’i özleyen, pop şarkılar söylemenizi isteyen dinleyicileriniz de var, yeni tarzınızla onları kaybetmekten hiç korkmadınız mı? Her konuda ileriye giderken ya da çabalarken neden müzikte dokuz yıl öncesine gitmemi bekliyorlar bunu anlamak zor sanırım. Alışkanlıklar iyiyle kötüyü karıştırıyor, ama bilinçli dinleyici “yani çoğu” bu gelişimi destekliyor. Özellikle yeni nesil şuanda beni dinliyorsa müzik tarzımı sevdikleri ve yeniliği doğru buldukları için dinliyorlar. Gerçekler acımasızdır ve ben bu gerçekleri çoktan gördüğüm için müzikalitemi yükselttiğimi düşünüyorum. Bu içten gelen bir şey ve samimiyetimle söylüyorum, o eski şarkıları vokal olarak herkes söyleyebilirdi, ama bu şarkılar ben olmasam oluşmazdı.

Giyim tarzınızla, saçınızla ve dansınızla sürekli eleştiriliyorsunuz, bu eleştirileri siz nasıl yorumluyorsunuz? Çok güzel buluyorum. Alışılmadık şeyler yapmak ve yadırganmak normal. Bir süre sonra normal olduğumu anlayanlar daha çok artacaktır. Zaman en güzel aynadır bence.

Saç renginiz şu anda sarı, yine değişecek mi yoksa bu renkte uzun süre kalabilecek misiniz? Şu anda değişti bile, ama sürpriz. Bu soru artık bitsin bence, çünkü bu hep olacak bir şey bende.

Bir ara Eurovision şarkı yarışmasına katılmanız gündeme gelmişti, bu yıl yeniden böyle bir şey olacak mı? Eurovision’a katılmak ister misiniz? Ülkemi temsil etmek beni onurlandırır. Neler olacak bilinmez.

Gece hayatını seviyor musunuz? Sizin gece eğlenme anlayışınız nedir, nasıl eğlenirsiniz? Severim ama ortam istediğim gibiyse eğlenebiliyorum. Çok iyi dj’ler olması şart ve mekanın da rahat olması gerekiyor. Sabaha kadar dans edebilmeliyim, ancak o zaman benim için eğlencenin anlamı var.

Yakında Romeo’nuzla evleneceksiniz, hazırlıklarınız nasıl devam ediyor? Düğününüz nerde, ne zaman ve nasıl olacak? Evet, 14 Ekim’de evleniyoruz. Hazırlıklar heyecanla devam ediyor. Gelinlik provaları, gecenin organizasyonu… çok yoğunuz. Bodrum’da Rixos Ada’da evleneceğiz. Çok uzun ve eğlenceli bir gece olmasını diliyorum şimdiden…

Serdar Ortaç ile mahkemelik olmuştunuz, dava nasıl sonuçlandı? Dava düştü.

Yurtdışında bir albüm çıkartmayı düşünüyor musunuz? İleriye dönük hedefleriniz neler? Avrupa’da müzik yapmak beni çok heyecanlandırır, ama sonuç olarak iyi müzik yapmak beni hep heyecanlandırıyor. Bu, nereye giderse gitsin beni mutlu eden tek şey.

Harun Kolçak’la ve Kemal Doğulu ile çalıştınız, prodüktörlüğe devam edecek misiniz? Yeni albüm projeleri var mı? Evet, nişanlım Kadir’le birlikte T.P.A isminde yapımcı bir şirket kurduk ve inandığımız projeleri oradan çıkarmayı düşünüyoruz. Şuan Kemal Doğulu albümü bitmek üzere, öncesinde Ayşe Saran’ın projesi çıkacak. Bu yeni projeler bence sektöre çok şey katacaklar.

Günce’nin yeni albümü hazır SU

Muzik Haberleri yorum yok »

İlk solo albümü “BU AŞK DEĞİL” ve ikinci solo albümü “VOLUME II” ile tanıdığımız Günce KORAL, kariyerindeki üçüncü solo albümü “SU” yu tamamladı. Albümün çıkış ve ilk video klip şarkısı; söz ve müziği Sezen Aksu’ya düzenlemesi Hacı Mustafa Ceceli’ ye ait olan “NEZAKET”.

Bu şarkı daha önce basında Tarkan’ın son albümünün çıkış şarkısı olarak yer almıştı; fakat sonrasında şarkının bestecisi Sezen Aksu ve Tarkan’ın ortak kararı ile albümden çıkartılmıştı. Bir çok şarkıcının okumak istediği, Günce KORAL’a kısmet olan ve merakla beklenen şarkı “NEZAKET”, Günce KORAL’ın başarılı yorumu ile ilk kez 7 Ekim 2008 Salı günü Türkiye radyolarında yayınlanacak.

Merak edilen “Nezaket” isimli şarkının da yer aldığı, başarılı bir repertuara sahip olan “SU” isimli Günce KORAL albümü 14 Ekim 2008 tarihinde müzik marketlerde olacak.

Frekans Best FM’de Mikrofon Cem Arslan’da

Muzik Haberleri 6 yorum »

Bu hafta Best FM’deyiz ve Mine Ayman mikrofonumuzu, hafta içi her gün Gazoz Ağacı ve Gazor isimli programlarıyla radyolarımıza misafir olan Cem Arslan’a bırakıyor… Hazır mısınız? Peki :) Mikrofon açık!

Aynı gün içinde Best FM’de sabah ve akşam olmak üzere iki program yapıyorsun, bu zor olmuyor mu? Bu teklif geldiğinde ilk ne düşündün? Ben genellikle “hayır” demekte zorlanan bir insanım. Radyoyu çok sevdiğim için, zor olacağını bildiğim halde hemen kabul ettim. Zaten konu radyoysa ben kolay kolay hiçbir konuda hayır demem. Hem sabah hem de akşam program yapıyor olmamın bana çok fazla yararı oldu, çünkü sabah beni dinleyen dinleyici ile akşam dinleyen dinleyicim çok farklı diyebilirim… Sabah dinleyemeyenler akşam dinleyebiliyorlar, böylece dinleyici yelpazemi genişletmeye devam ediyorum. Akşam programına başladığımda beni radyocu kimliğimle bilen, ama sabah saatleri uymadığı için dinleyemeyen yeni bir kitle ile tanıştım.

Hem sabah hem de akşam yayında olmanın başka faydaları var mı? Her insanda olduğu gibi benimde sinir olduğum, mutlu olduğum, eleştirmek için yanıp tutuştuğum konular oluyor. Bu konuları konuşmak için fazla beklememiş oluyorum, sürekli fikirlerimi dinleyicilerime aktarabiliyorum. Gazoz Ağacı ile Gazor farklı programlar, bu yüzden farklı konulara da değinebiliyorum. Zaten en çok aldığım eleştiri “neden sabah yaptığın programla akşam yaptığın program aynı değil” oluyor. Aynı olacak olsa, sabahki programın tekrarını koyardık, amaç yeni bir şey yapmaktı.
Cem Arslan

“Gazoz Ağacı” ile “Gazor” arasındaki farklar neler? “Gazoz Ağacı” daha çok hiciv programı, klasik tabirle güldüren, güldürürken de düşündüren bir program. Gündemdeki haberleri konuştuğum, farklı açılardan baktığım, yorum yaptığım bir program. Yaptığım yorumlara dinleyicilerimden “biz hiç öyle düşünmemiştik” gibi mesajlar geliyor. Gazoz Ağacı’nın yelpazesi çok geniş, yeri geliyor kadın erkek ilişkilerinden, tıp dünyasına kadar, tarımdan hayvancılığa kadar gündemde ne varsa onu konuşuyorum programda. Türkiye gündemi siyasetle birebir orantılı olduğu için, gündemi işlerken aynı zamanda siyaseti de konuşmuş oluyoruz. Gazor ise gazozdan türemiş bir kahraman adı, halk kahramanı. Gazor’da, dinleyicilerle telefonda sohbet ediyorum ve dert dinliyorum, dertlerine çözüm getirmeye çalışıyorum. Bir çok insan Türkiye’de bir çok problemi yaşıyor ve o problemleri bırakın çözmeyi konuyu paylaşabilecekleri, kendisini dinleyecek birini bulmakta bile çok zorlanıyor. Gazor’da insanlar problemini dile getirebiliyor, bende çözüm ortakları olarak onları yönlendirmeye çalışıyorum.

Gazoz Ağacı adlı programını yapmaya ne zaman başladın? Programın adı neden Gazoz Ağacı? 1999 yılında Gazoz Ağacı’nı yapmaya başladım, yani ben radyo hayatıma başladıktan dört yıl sonra bu program hayata geçti. “Gazoz Ağacı” anlam olarak eski edebiyatçıların kullandığı argo bir laf. Eskiden birisi saçma bir şey söylediğinde, “o senin dediğin gazoz ağacı o da burada çıkmaz” derlerdi, programımın adı da buradan geliyor. Bu programı yapmaya başladığım ilk zamanlarda program süresi üç saatti. Tabi ki üç saat boyunca çok güzel espriler yaptığımız gibi bazen saçma konulara da değinebiliyorduk, böylece program adıyla tam uyum sağlıyordu. İyi ki programın adını Gazoz Ağacı koymuşuz, dinleyiciler tarafından program çok sevildi, isim çok dikkat çekti. Sırf isim için bile merak edip dinleyenler oldu ilk başta, “bu Gazoz Ağacı neymiş bir bakalım” diye.

Hep sabah programcısı mıydın? Hayır, ilk başta akşam programcısıydım, çok da sevilen bir programım vardı. Sonra sabah program yapmam istendi, ben itiraz ettim “sabah konuşamam, azımı bile açamam” diye, ama yanılmışım, çok daha iyi oldu. Sabaha geçtiğimde eleştirel yönümü ve bilgi birikimimi de keşfettim, hakikaten bu kadar bilgi birikimim olduğunu ben sabah programına geçince anladım. Bazen bazı konularda fikir yürütüyorum, o konuda niye fikrimin olduğunu bende bilmiyorum. Fikirlerim dinleyiciyi de memnun ediyor genelde, ama ortada çalışılmış bir fikir yok, o anda bir haber üzerine çıkıyor ortaya fikirlerim. Radyoculuğa başlarken de benim bir girişimim olmadı, etrafımdaki insanlar beni teşvik etti, “sen iyi konuşuyorsun sesin de radyoculuğa müsait” diye, ben o zaman da “yapamam, ne anlarım ben radyoculuktan” demiştim, ama o zaman da yanılmışım.

Yaptığın programlarda konuştuğun konulardan dolayı hiç tehdit alıyor musun ya da tacize uğruyor musun? Çok tehdit aldım, çok tacize uğradım ama ciddi anlamda bir sıkıntı yaşamadım. Meslekte on dördüncü yılımı yaşıyorum, bu konuda artık profesyonelliğe ulaştığımı söyleyebilirim. Bu tür mesleklerin içinde böyle açılımların olduğunu biliyoruz, herkes biliyor zaten. Medyanın içinde yer alıyorsan, sana aşık olan da çıkar, tehdit eden de, bu tür tepkilere alıştık artık.

Fenerbahçe TV’de program yapıyorsun, programının içeriğinden bahseder misin? Programımın adı Fenerium Onair, bu sezon beşinci yılımıza başladık. Sanatçılarla sohbet ettiğimiz, her telden konuştuğumuz bir program. İki yüze yakın program çektik şu güne kadar. Pazar günleri saat 11:00′de yayınlanıyor, ayrıca kaçıranlar için üç – dört defa hafta boyunca farklı saatlerde tekrarı oluyor. Bu sezon Fenerbahçe TV’de bir de spor programına başladım. “Futbol Dosyası” adlı programı Selçuk Yula ile birlikte Çarşamba akşamları saat 21:00′de sunuyoruz. Ayrıca bir iki tane daha televizyon programı teklifi var, eğer anlaşabilirsek onları da yapacağım.

Radyo programcısı olmadan önce de böyle esprili ve sivri dilli biri miydin yoksa programının verdiği güç ve popülerlikle bu alanlara mı yoğunlaştın? Güzel bir konuya değindin, beni önceden tanımayan insanlar benle tanıştıklarında günlük hayatımda da programımdaki gibi bir insan olmama şaşırıyorlar. “Programda değilsin, normale dönebilirsin, dinleyicilerinle konuştuğun gibi bizle konuşuyorsun” diyenler oluyor, ama ben normalde nasılsam programımda da öyleyim zaten, yani programa özel bir tavır takınmıyorum, yayına çıkınca başka bir kimliğe bürünmüyorum. Ben programımda dinlediğiniz gibi bir adam olduğum için bu işi başarılı bir şekilde yıllardır yapabiliyorum.

Sevmediğin, eleştirdiğin ve programında çalmadığın ya da çalmaktan keyif almadığın şarkıcılar kimler? Gülşen, Gülben Ergen, Hülya Avşar, Niran Ünsal, Yıldız Tilbe ilk aklıma gelenler…

Radyo dünyasında beğendiğin programcılar kimler? Ceyhun Yılmaz, A-Rıza, Yavuz’un Minibüsü, Hopdedik Ayhan, Geveze, Hakan Gündüz, hepsi çok iyi radyo programı yapıyorlar. Eskiden Okan Bayülgen çok iyi radyo programı yapardı. Ben program yaparken çok konuşuyorum, ama vaktim olduğunda ve radyo dinlediğimde genelde müzik dinlemeyi tercih ediyorum, benden çok konuşanı sevmiyorum. Bayanlarda, Pınarating’in programı hoşuma gidiyor. Arzu’yu denk geldikçe dinliyorum, olaylara kendi teşhisini koyabilen bir programcı, çoğu fikrine katılmam ama bayan gözüyle olayları nasıl yorumladığına dikkat ederim. Hafta sonları senin programını mutlaka denk gelip dinlerim, keyifli ve akıcı bir programın var, enerji saçıyorsun.

Teşekkür ederim, peki bayan programcıların yaptığı radyo şovlarını nasıl buluyorsun? Bence şov programlarında erkekler daha başarılı, çünkü erkek sesi daha baskın oluyor ve dinleyiciyi daha iyi yönlendirebiliyor. Konu şovsa bu işte erkeklerin daha baskın olduklarını düşünüyorum. Örneğin televizyonda Okan Bayülgen ve Beyaz son derece başarılılar, sahnede ise Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan başarılı isimlerden. Radyo programlarına da bakacak olursak erkek programcıların başarısı ortada, bayanlarda ise sayabileceğim çok dikkat çeken bir isim gelmiyor aklıma. Müzik ve eğlence programlarında ise bayanların daha başarılı olduklarını düşünüyorum.

KÜNYE

Radyo Adı : Best FM
Program Adı : Gazoz Ağacı – Gazor
Program Günleri : Hafta İçi Her Gün
Program Saatleri : 06:45 – 08:50 ( Gazoz Ağacı) / 17:00 – 18:00 (Gazor)
İletişim : gaca@bestfm.com.tr

CEM ARSLAN – BEST 5

1- Linet – Aslan Gibi
2- Lara – İhanetin Bekçisi
3- Ziynet Sali – Mor Yıllar
4- Tarkan – Arada Bir
5- Rafet El Roman – Aşk-ı Virane

Önceki Şarkılar

Sarki sozleri icin bu temayi begendiyseniz buradan indirebilirsiniz
rüya tabirleri
 


abiye kadın burçlar rüya tabirleri zayıflama kalp krizi magazin haber hazır mesajlar